CEO’NUN GÖRÜŞÜ

 

Kişilik kullanılmış bir “çözümler” paketidir ve işe almadan önce bunu bilseniz iyi edersiniz.

Mårten Runow’a “Kişilik tam olarak nedir? diye soruyorum. “İyi bir soru!” diye cevap verdiğinde rahatlıyorum, çünkü en yüksek seviyedeki yöneticiye böyle basit bir soru soruyorum, ve 25 yıldır her gün bu konuyla uğraştığı düşünüldüğünde biraz fazla temelmiş gibi geliyor. “Kişilik çoğu zaman tam olarak anlamadan kullandığımız bir kelimedir”, diye söze devam ediyor. Dünya çevresinde bir çok firma için işe alım süreçlerini yöneten uzman firma Performia’nın kurucusuna göre, kişilik ve onun test edilmesinin arkasındaki asıl hikaye nedir?

Mårten’in çok işe yarar bulduğu tanımlardan biri şu: “Kişilik, bir ‘çözümler’ paketidir. Her kişi için hayat, bir çok farklı durumla karşılaşmak demektir, problemler de buna dahil. Kişilik, bu durumlarla başa çıkmak için kişinin ne tür çözümleri kullandığını gösterir. İşte size bir örnek:

İki kişi de istedikleri bir iş olanağından red cevabı alırlar. Birisi bunu takiben üç hafta boyunca üzülür, birisinin ona anlayış göstereceğini, ve acıma duygusu ile ona işi teklif edeceğini umar, halbuki gerçekte elindeki işi de kaybeder (çünkü çalışmayı bırakmıştır) ve yeni iş de bulamamıştır. Öbür kişi ise bu red cevabının üzerine bir çok başka iş başvurusu yapmaya devam eder, ve iki hafta sonra yeni ve daha iyi bir iş olanağından kabul almıştır. Aynı temel soruna iki farklı çözüm uygulandığını görüyoruz.” Mårten’in dediğine göre, kişiliği anlarsak, kimin hangi çözümü kullanacağını da anlarız ve bu da ekibimize hangi kişiyi dahil edeceğimize karar vermekte bize yardımcı olur.

“Aynı zamanda, kişinin çözümlerinin (böylece de kişiliğinin) deneyimler sonucu zamanla değişebileceğini de eklemek isterimi, yani kişilik sabit değildir ve zamanla daha iyiye (bazense saha kötüye) değişebilir. Çünkü bir kişi bir soruna daha iyi bir çözüm üretirse, bu yeni çözümü kullanmaya başlayacaktır.”, diye de ekliyor Mårten.

Üretim mi Kişilik mi

Performia’nın müşterilerine sunduğu araçlardan biri olan ve günümüz iş dünyasında işe alım ve ekip oluşumunun önemli bir parçası olan EXEC U-TEST testini neden kullanıyorsunuz, ve işe alımda neden sadece üretkenliği ölçmekle yetinmediniz?

“Çünkü işe alımı gerçekleştirirken size ekstra bir katman, bir kesinlik ve kullanışlılık sunuyor”, diyor Mårten. Dünya üzerinde ekip kurma konusundaki uzmanlardan biri olan Mårten; “Kişilik ise gerçekten üretken kişilerin kim olduğu sorusuna cevap vermez. Çok mantıklı olmayan veya karmaşık bir kişilikle karşılaşabilirsiniz, ve bu kişi üretime büyük katkı sağlayabilir, veya tam tersi çok mantıklı ve size zorluk çıkarmayan bir kişi çok kibar ve iyi bir insan olsa da işe yarar bir başarı elde edemiyor olabilir”, diye de ekliyor.

Üretkenlik analizini (ki bu işe alımdaki en önemli faktördür) EXEC U-TEST sayesinde kişilikle birleştirdiğimizde bu kişinin nasıl ve ne tür bir çalışma yapacağını daha iyi anlarız, ve bu kişi nasıl yönetmemiz gerektiğine dair bir “kullanım kılavuzu” elde etmiş oluruz.

SORULAR NEDEN HERKES İÇİN AYNI?

Ülkeler arası kişilik puanları farklılık gösterebildiği gibi, bir ülkenin ortalama puanı da zamanla değişebilir. Performia bu değişimleri ulus arası çapta takip etmektedir. Burada işe alım açısından ilginç olan şey bir kişinin başarılı olması için gereken ana karakteristikler ve kombinasyonlar çok benzerdir. Örneğin Macaristan’da başarılı bir muhasebecinin mükemmeliyetçi kişiliğe sahip olduğunu görürsünüz, bu İsveç veya Çin’deki bir muhasebeci için de geçerlidir. Bu yüzden testler her yerde aynıdır ve sonuçlar milliyet veya memleket fark etmeksizin bireylere uygulanabilir.

“Yine de, ortalama Rus profili ortalama Güney Amerika’lıdan farklı olabilir. Brezilya’da gerçekten doğru ve stabil iş yapacak bir muhasebeci bulmak için, İsviçre’ye göre daha zor olabilir.” Diyor Mårten, deneyimlerinden faydalanarak.

TEST YORUMLAMA – ÖĞRENİLEBİLİR BİR BECERİ

Eğer EXEC U-TEST testimizi tanıyorsanız ve müşterilerimizin yorumları kendileri yaptıklarını biliyorsanız, kendinize bir çok kez şu soruyu sormuş olabilirsiniz; ‘Psikoloji veya benzeri dallarda eğitim almamış kişiler nasıl oluyor da EXEC U-TEST’i yorumlayabiliyor?’ Mårten bu soruya cevabı basit: “Çünkü testimiz çok mantıklı prensipler üzerine kurulmuştur ve her zeki iş insanı doğru eğitim ile bunları öğrenebilir ve anlayabilir. Aynı zamanda sistem de yorumcuya yardımcı olmakta, böylece hem pozitif hem de negatif noktaları gözden kaçırmıyorsunuz” diyor Mårten.

“Ve herkes ‘testi test edebilir’, tanıdıkları kişilere testi yaptırdıktan sonra sonuçları o kişilerle olan deneyimleri ile karşılaştırabilirler. Eğer sonuçlar sizin gözlemleriniz ile örtüşmüyorsa, bu sistemi kullanmaktan vaz geçersiniz, çünkü kararlarınızda size istediğiniz şekilde yardımcı olamayacaktır. Ama eğer sonuçlar gerçekten gözlemlerinizle örtüşüyorsa, önceden tanımadığınız insanlarda alacağınız sonuçlara güvenmek daha kolay olacaktır”, diye öneriyor Mårten.

GELECEKTEKİ PARTNERİNİZİ TEST EDİN

Biraz havayu yumuşatmak adına, Mårten’e EXEC U-TEST’i yorumlarken başına gelen en komik hikayeyi anlatmasını istedim.  “Bir çok hikaye var ama bir tanesi öne çıkıyor. Tel Aviv’den bir müşterimiz, “arkadaşı ve arkadaşının nişanlısının” testini yorumlamamızı, ve çift olarak ne kadar uyumlu olduklarını söylememizi istedi, çünkü evlenmek üzerelerdi. Danışmanın yorumu şöyle idi: ‘Damat sade ve tatlı bir insan ancak gelin sabır taşını çatlatır.’ Müşteri daha sonra bize durumu açıkladı, bu aslında kendi testiydi ve evlendikten 4 ay sonra hiç bir şekilde anlaşamadıkları için boşanmıştı.

Kişiliği yorumlarken böyle hikayelerle sık sık karşılaşırız. Bunu Lucia Spáčilová’nın sözleri ile özetlemek istiyorum: “Testi yapmak kişiyi değiştirmez, ama şüphelendiğiniz şeyleri siyah ve beyaz olarak net bir şekilde görmek, işte bu bir dönüm noktası!”.